Devlet tiyatrolarında sahnelenen "Ben Ruhi Bey Nasılım?" adlı oyunu seyrettim.
Oyun yaklaşık 1 saat 10 dakika sürmektedir. Tek perdeliktir.
Eser şair Edip Cansever' in aynı adlı şiirinden oyunlaştırılmıştır.
Başrol oyuncusu Uğur Polat Ruhi Bey' i canlandırmaktadır.
Uğur Polat şiiri beden diliyle söylemektedir. Şiirde Ruhi Bey' in dışında kalan insanlar da sandalyelerine oturup kendi dizelerini söylemektedirler. Oyun tamamen şiire bağlı kalınarak, oyunlaştırıldığı için bu oyuna gerçek anlamda bir tiyatro oyunu denemez.Uğur Polat' ın performansı etkileyicidir.Vücudunu çok iyi kullanmaktadır. Ses tonu, mimikleri çok iyidir.
Oyuna gideceklere tavsiyem şiiri bir kaç defa okumalarıdır.
Şiir sevenlere tavsiye edebilirim.Etmeyenlerse oyundan sıkılacaklardır.
5 Aralık 2007 Çarşamba
"Ben Ruhi Bey Nasılım?" adlı oyun
4 Aralık 2007 Salı
"Denizden Gelen Kadın" adlı oyun
Henrik Ibsen' in "Denizden Gelen Kadın" adlı oyununu okudum.
Kişiler:
Doktor Wangel: Ellida' nın kocası
Ellida: Doktor Wangel'in ikinci karısı
Bolette: Wangel' in ilk eşinden kızı
Hilde: Wangel' in ilk eşinden kızı
Arholm: Öğretmen
Lyngstrand: Heykeltraş
Ballested: Ressam, rehber, berber
Yabancı: Denizci
Olaylar Norveç'in kuzeyinde bir liman kasabasında geçmektedir.
Ellida deniz feneri bekçisinin kızıdır. Annesi bir melankolik olup intihar etmiştir. Babası da ölünce Ellida yalnız kalır ve doktorun evlenme teklifini başka bir seçeneği olmadığı için kabul eder. Ellida denize aşıktır. Hep bir denizde giden gemide olmayı hayâl eder. Kasaba halkı ona "Denizden Gelen Kadın" adını takmıştır.Ellida' nın doktorun kızlarıyla arası iyi değildir.
Kızlardan Bolette, gerçek dünyayı tanımak isteyen, yaşadığı yerde kalmak istemeyen biridir. Arholm' un evlenme teklifini kabul eder.
Diğer kız Hilde cesur, alaycı, annesinden sevgi bekleyen ama bunu göremeyen biridir.
Doktor eşini çok sever ama eşinin mutsuzluğunun nedenini bir türlü anlayamaz. Arkadaşı Arholm' dan yardım ister. Ama Arholm' un ona yardım etmesi mümkün değildir.
Olayların merkezinde bir yabancı vardır. Bu yabacının adını bilmeyiz. Yabancı kendini anlatmaz. Yabancı ile her türlü bilgiyi Ellida' dan öğreniriz. O geçmişte Ellida' yı sevmiş, Ellida da onu sevmiştir. Yabancının bir cinayet işlemesiyle aniden kaçması ve bir daha geri dönmemesi Ellida' yı çok etkilemiştir. Zamanla onu unutmuştur. Ancak onun ansızın dönmesi ve Ellida' nın kendisiyle birlikte gelmesini istemesi Ellida' yı büyük bir açmazın içine sokmuştur. Yabancı Ellida' dan kendisi ve kocası arasında bir seçim yapmasını ister.Ellida kocasına onunla evlenirken, şartların onu zorladığını, kendi iradesiyle onunla evlenmediğini, bir nevi ona kendini sattığını söyler. Kocasından kendisini özgür bırakmasını ve vereceği karara saygı duymasını ister. Kocasının ona özgürlüğünü vermesi ve tüm sorumluluğu üstüne alması gerektiğini söylemesi üzerine Ellida seçimini yapar ve Wangel' i tercih eder. Oysa tüm belirtiler Ellida' nın yabancıyla gideceğini gösterirken Ellida' nın fikrini değiştirmesine neden ne olabilir. Bunun nedeni kocasının tercihini yaparken ona özgürsün demesi ve sorumluluğunu hatırlatmasıdır. 5-6 yıl süren mutsuz evlilikleri sona ermiş ve sanki ilk kez evleniyorlarmış gibi çok mutludurlar.
Oyunun özü, insanlar özgür olduklarında ve verecekleri kararın sorumluluğunu üstlendiklerinde her türlü şartlara uyum sağlayabilirler.
Eseri çok beğendim ve okunmasını tavsiye ederim.
28 Kasım 2007 Çarşamba
"Denizden Gelen Kadın" adlı oyunun konusu
Ellida Dr.Wangel'in kendisiyle evlenmesinden önce bir denizciye söz vermiştir. Ancak denizci ordan kaybolmuştur. Yıllar geçtikçe Ellida' nın aile yaşamı zorlaşır. Üvy kııula rası kötüleşir. Kendi doğurduğu çocuğu yoktur.Hayatında mutsuzdur. Sonra denizci tekrar ortaya çıkar ve Ellida' nın sözünü tutmasını ister. Ellida karar verme aşamasındadır ve kocasından vereceği karara saygı duymasını ister. Acaba Ellida ne karar verecektir?
"Henrik Ibsen" Kimdir?
Henrik İbsen Norveçli ünlü bir tiyatro yazarı ve şairidir. 1828 - 1906 yılları arasında yaşamıştır. "Eleştirel gerçekçi` edebiyat anlayışının tiyatrodaki öncüsü, çağdaş tiyatronun kurucularındandır.
19. yüzyılın diğer büyük oyun yazarları gibi romantik, bireyci ve anarşist bir dünya görüşünün etkisinde yapıtlar vermiş olan İbsen, yazdığı eleştirel gerçekçi oyunlarda toplum bireylerinin yanılsamalarını, nevrotik ve ruhsal çalkantılarını açığa sermiş; bireyin boşa çıkan yaşam uğraşını, toplumun dış yüzü ile iç yüzü arasındaki karşıtlığın yol açtığı çelişkilerin üstesinden gelemeyişini irdelemiştir.
Onun hakkında şöyle denilmiştir: "Ibsen’in tiyatrosu, modern tiyatronun Roma’sıdır. Bütün yollar ona çıkar, bütün yolların başlangıcında o vardır."
Henrik İbsen' den "Denizden Gelen Kadın"
Homeros'un İlyada adlı eserinin oyunlaştırılması çalışmaları sona ermiştir.
Aramıza yeni katılan "Hüseyin Dinç" adlı arkadaşımızın katkılarıyla iki kişilik yeni bir oyun çalışmalarına başladım.
Oyunu hocam Hilmi Bulunmaz bize önermiştir.Oyun Norveçli yazar Henrik İbsen' in "Denizden Gelen Kadın" adlı eseridir.Eser "Beliz Güçbilmez" tarafından Türkçeye çevrilmiştir.
Ben "Doktor Wangel" 'i canlandıracağım. Hüseyin de "Arholm" adlı kişiyi canlandıracaktır.
Hocamız oyundan bir diyalog sahnesi üzerine çalışmamızı istemiştir. Bu hafta sonuna kadar rollerimizi ezberlemek zorundayız.
26 Kasım 2007 Pazartesi
Coşkun Büktel' den "Theope"
Coşkun Büktel'in "Theope" adlı oyununu okudum.
Konusunu kısaca anlatayım:
Heykeltraş Menoikeus, yedi yıl önce kaybettiği ve çok sevdiği "Theope" adlı kadını yeni bulmuştur. Onu kendi şehri Theabai' ye getirir.
Kent Argos ordularının kuşatması altındadır. Şehrin kâhini Teiresias kentin kurtuluşu için Menoikeus 'in kendini feda etmesi gerektiğini bildirir. Menoikeus, acaba çok sevdiği ve yeniden kavuştuğu Theope'sini bırakıp şehrin kurtuluşu için canını feda edecek midir?
Saldırılan, yakıp yıkılan bir şehirde üstelik veba gibi bir hastalığın kol gezdiği bir şehirde bir aşk öyküsü anlatılmaktadır. Öyle bir aşk ki bu, sevdiği kadın için bir şehri yakabilecek kadar kör bir aşk bu...Savaş, şehrin kralı ile onun kardeşinin başında olduğu Argos orduları arasında geçmektedir. Kral demokrasiyle şehri yönetmektedir. Savaş zamanında bile bundan ödün vermemektedir.
Oyunda iç içe geçmiş aşk hikayeleri, kişisel hırslar, türlü yalanlar, verilen sözler uğruna yitirilen canlar vardır. Tüm bunlar ustalıkla birbirleriyle kurgulanmıştır.
Yazı dili yalın, okunması kolay bir oyundur.
Yazar bu eseri için "Türk dilinde yazılmış en iyi oyun" demiştir.
Siz de bu eseri okuyun ve kararı kendiniz verin...
Coşkun Büktel' den "Türk Tiyatrosundan İnsan Manzaraları"
Coşkun Büktel' in "Türk Tiyatrosundan İnsan Manzaraları" adlı kitabını okudum.
Yazar bu kitabında Türk tiyatrosunda bir çok kişiyi eleştirmektedir. Eleştirdiği kişilerin cevaplarını da bu kitapta yer vermiştir.Tüm eleştirilerini bilgi ve belgeye göre yapmaktadır. Eleştirilen insanların çoğu bir şekilde Türk tiyatrosunun yönetiminde yer alan kişilerdir. Bu kişilerin nasıl Türk tiyatrosuna zarar verdiklerini bir bir açıklamaktadır. Maalesef tiyatromuzda da kendi menfaatlerini üstün tutan kimseler mevcuttur. Bunlar kendi çıkarları için kendi yandaşlarının oyunlarını devlet tiyatroları repertuarına seçmekte, sevmedikleri kişilerin oyunlarını afaroz etmektedirler.
Coşkun Büktel' in "Theope" adlı oyununun başına gelenleri bu kitapta görmekteyiz.
Coşkun Büktel kendi yazdığı bu eserin yönetmence budanmasına razı olmadığı için, başına gelenleri bu kitapta anlatmaktadır.
Yazar bu kitabıyla adeta Türk tiyatro dünyasından afaroz edilmiştir. Yazdığı oyunlar artık oynanmamaktadır.
Yazarın dili keskindir. Eleştirdiği kişileri neredeyse yerin dibine sokmaktadır.
Yazara karşı durabilmek için en az onun kadar donanımlı olmak lazımdır. Ne var ki eleştirilen kişiler onun kadar donanımlı olmadığı için (aslında eleştirilen kişiler de eleştirilerin doğruluğunu görmektedirler ama inkar etmektedirler) genellikle hiç cevap vermemekte ,kaçamak cevaplar vermekte veya küfürlü, hakaret dolu cevaplar vermektedirler.
Türk tiyatrosunda dönen dolapları, yapılan insan kayırmalarını, yetersiz eserlerin nasıl repertuara alındığını, para ödülleri için insanların neler yaptıklarını görmek istiyorsanız, bu kitabı okumalısınız.
Etiketler
- A.Kadir (1)
- Açık kapı (1)
- akçay (1)
- assos (1)
- ayvalık (1)
- Aziz Nesin (4)
- Azra Erhat (1)
- Bilgi vermek (2)
- bozcaada (1)
- Bulunmaz Tiyatro (22)
- Bulunmaz Tiyatro Oyunculuk Çalışmaları (2)
- burak caney (5)
- Cats Play (1)
- charlie chaplin (1)
- Coşkun Büktel (6)
- cunda adası (1)
- çanakkale (1)
- çıkmaz sokak (1)
- Denizden Gelen Kadın (1)
- dosya (1)
- eser bozan (11)
- Eser tanıtımları (14)
- Faruk Ersöz (1)
- Henrik Ibsen (3)
- Hilmi Bulunmaz (10)
- Homeros İlyada (7)
- Homeros İlyada Oyun Çalışmaları (3)
- hüseyin dinç (11)
- ilayda bozgan (1)
- İstvan Örkeny (1)
- kaz dağları (1)
- kazım şimşek (14)
- Kedi Oyunu (1)
- kişi tanıtımı (1)
- kördövüşü (1)
- kuzey ege (1)
- Lir Tiyatrosu (1)
- mete cantekin (1)
- Origami (1)
- peter brook (1)
- philippe soupault (1)
- Sen Gara Değilsin (8)
- şahin deresi (1)
- şeytan sofrası (1)
- teoman aktürel (1)
- tiyatro oyun (7)
- troya (1)
- TSYD Yüzme Kursları (1)
- Tuncer Cücenoğlu (1)
- www.kazimsimsek.com (1)